Bağışçımız Nusret Kural

Değerli bağışçımız Nusret KURAL, Beşiktaş Barbaros Caddesi üzerinde bulunan gayrimenkulünü intifalı olarak Vakfımıza bağışlayan bir Mehmetçik Vakfı gönüllüsü. Örnek bir vatandaş ve alçak gönüllü bir bağışçı olan Nusret KURAL ile İstanbul Avrupa Yakası Temsilcimiz E.Alb. Gürkan GÜLÇİN keyifli söyleşi gerçekleştirdi.

Nusret Bey okuyucularımız için bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

25 Eylül 1933 tarihinde Samsun ili Bafra ilçesinde dünyaya geldim. İlkokulu Bafra’da okudum. Yazın köyde çalışıp, kışın okula giderdim. Bafra’da ortaokulu tamamlayınca lise eğitimi için ailemle beraber Samsun’a taşındık ve ben Samsun’da Sanat Okuluna gittim. Abim liseyi bitirince ailem Bafra’ya geri döndü. Ben de yurda yerleşerek 2 sene yatılı okumuş oldum. O yıllarda Üniversite eğitimi alabilmek için Samsun ve İstanbul’da sınav olurdu. Tesadüfen Samsun’da olan sınava girdim ve birinci oldum. Ardından İstanbul’daki imtihana da girdim ve İstanbul Yıldız Teknik Okulu (Bugünkü adıyla Yıldız Teknik Üniversitesi) Makine Bölümünü kazandım. 4 yılda üniversite eğitimini bitirdikten sonra 1955 yılında mezun oldum ve Türkiye’nin 1154’üncü Makine Mühendisi oldum.

1955-1960 yılları arasında NATO Türkiye’ye büyük yatırım yapıyordu. Mezun olunca devlete başvuru yaptım ve 1,5 yıl Kontrol Mühendisi olarak NATO boru hattı inşaatlarında çalıştım. İdealim Amerika’ya gidip master yapmaktı. Yeterince param olmadığı için Almanya’da çalışan abimin yanına gittim. Almanya’da Almanca dersi aldım. Almanya Düsseldorf merkezli Mannesmann markasında önce staj yapıp sonrasında petrol rafinelerinde kontrol mühendisi olarak çalışmaya başladım. 1962 yılında Türkiye’ye dönmeye karar verdiğimde TÜPRAŞ kuruluyordu ve orada çalışmaya başladım. Bu sırada Türkiye’de Gül Hanım ile tanışıp evlendim (Merhume vasiyetli bağışçımız Gül KURAL). Almanya’da devam eden çalışma iznim de olduğundan tekrar Gül Hanım ile Düsseldorf’a döndük ve Mannesmann firmasında yeniden çalışmaya başladım. 31 yaşına kadar askerliğimi tecil ettirmiştim ancak çalışma iznimi uzatmak için konsolosluğa başvurduğumda; askerliğim, Kıbrıs ile Türkiye arasında yaşanan problemler nedeniyle uzatılmadı. 1964 senesinde Balıkesir’de ordu donatım okuluna yedek subay adayı olarak girdim. 4 ay okulda bulundum ve askerde geçen zamanım hayatımın en güzel yıllarıydı. Çok iyi ve önemli arkadaşlıklar edindim burada. Ardından kura çekildi ve bana Siirt Jandarma Komutanlığı çıktı, burada mal saymanlığı yaptım. 2 yıl askerlik hizmetinden sonra Almanya’da çalışmayı ve yaşamayı eşim ile ailesi istemiyordu ve İstanbul’da iş baktım. O yıllarda petrol ve gaz sektöründe deneyimli mühendis yeterince yoktu. Bir arkadaşımın ‘Aygaz’da senin gibi bir mühendise ihtiyaç var’ demesi üzerine İzmit’e gittim ve burada işe alındım. 1,5 yıl Aygaz’da çalıştıktan sonra açılan bir kadroya talip olmama rağmen başkası bu kadroya alındığı için ayrıldım. İpragaz’a girdim ve 4,5 sene çalıştım. Burada, Aygaz’a rakip bir firmada markaya kazandırdıklarımdan dolayı Aygaz beni tekrar çağırdı. Aygaz’a tekrar dönüp teknik müdür olarak 45 yaşıma kadar çalışıp büyük ve önemli işler yaptım. Sonra emeklilik isteyip istifa ettim ve sene 1977 oldu. Serbest işler yapmaya başladım, çeşitli ithalat ihracat işleri yapıp 75 yaşına kadar çalıştım.

Vakfımız ile nasıl tanıştınız, bağışçı olmaya nasıl karar verdiniz ve bu bağışa sizi yönlendiren sebep neydi?

Kayınvalidem Ayşe KARAÇOCUK vefat ettikten sonra miras kalan Karaçocuk apartmanında ailece oturuyorduk. Diğer dairelerde oturan eşim Gül Hanım’ın kız kardeşleri olan Zeliha ve Cennet hanım varlıklarını vefatları halinde önce yaşayan kardeşlere, ardından da Mehmetçik Vakfı’na intikal edecek şekilde bağış yapıp eşim Gül Hanım’ı da bu vasiyete dâhil etmişlerdi. Ben ve eşim bir yerlere bağış yapmayı düşünürken direkt Mehmetçik Vakfı’nı tercih ettik, ardından eşimi ve kız kardeşlerini de kapsayan Mehmetçik Vakfı’na kalacak şekilde vasiyet düzenledim. Eşim ve kız kardeşleri vefatı ardından vasiyetin dava sürecinin çok uzun olduğunu tecrübe ederek öğrenince Beşiktaş Barbaros Caddesi üzerinde bulunan gayrimenkulümü intifalı olarak bağışlamamın Mehmetçik Vakfı için daha uygun olacağını düşünerek vasiyetimi iptal ettirip, intifalı olarak bağışımı gerçekleştirdim.

Buradan bağış yapmayı düşünenlere mesajınız nedir?

Mehmetçik Vakfı her anlamda hayırsever ve güvenilir bir kurum. Şehit aileleri, gazi ve gazi ailelerine yardım ediyor olması ve özellikle onların çocuklarının eğitimlerini karşılayabilmeleri için yardım yapıyor olması çok önemli. Türkiye’mizin geleceği olan çocuklarımıza aynı zamanda bir okul da bırakabilmek için Samsun Bafra’da bir okul inşa ettirmeyi düşündüm. Mehmetçik Vakfı da en büyük bağış ortağım olduğu için, Vakfa vermeyi planladığım paydan bir kısmını okul inşasında kullanma yönündeki düşünce ve projemi Vakıf Genel Müdürü ve İstanbul Avrupa Yakası Temsilcisiyle bir toplantıda paylaştım. Kendilerinin çok desteğini aldım ve Mehmetçik Vakfı Genel Müdürünün okul açılışını beraber yapma teklifimi kabul etmesine de ayrıca çok sevindim. “Yapılan yardım, bağış anlatılıp söylenmez” ama ben her yerde herkese söylemeyi doğru buluyorum. Çünkü insanların örnek alıp farkındalıklarının artması gerektiğini düşünüyorum. Ayrıca Mehmetçik Vakfı’nı ve neler yaptığını, kimlerin nasıl yardımlarına koştuğunu bilmeyen çok insanla karşılaşıyorum. Karşılaştığım her fırsatta bunları anlatıp bağışımı da söylemekten çekinmiyorum, aksine gurur duyuyorum. Bizler bu Vakıf için yardımımızı esirgememeli ve çevremizi bu konuda bilinçlendirmeye özen göstermeliyiz. Çalışanlarından yönetimine kadar duyulan güven, çalışanlarının mütevazı maaşlara bazen mesai saati belli olmadan bağışçı ve yardım alanların her türlü ihtiyaçlarına görev alanında olup olmadığına bakmaksızın koştuğunu biliyor, görüyor ve yaşıyorum.

Bağışınızın ulaştığı, Vakfımızdan yardım alanlara ne söylemek istersiniz?

Yaptığım bağışım ve yapılan her bağış onların hakkıdır. Biz onların hakkını nasıl öderiz? Ülkemizin her yerinde ve özellikle en ücra yerlerinde, her iklim koşulunda, 3.000 metre yükseklikte, -20 derecelerde, ülkemizi koruyan insanlara ve onların ailelerine şükran borçluyum. Allah onlardan razı olsun.