Nevzat KUTLU

04.01.2017

‘’Balkanlar Yanıyor’’ isimli kitabının tüm gelirlerini Mehmetçik Vakfı’na bağışlayan E. Kurmay Albay Nevzat Kutlu’ya, TSK Mehmetçik Vakfı Genel Müdürü E. Tümgeneral A. Tamer Büyükkantarcıoğlu tarafından şilt takdim edildi.

Büyükkantarcıoğlu’nun yaptığı teşekkür konuşması ve şilt beratının verilmesinin ardından duygularını dile getiren Kutlu,’’ Vatanın bütünlüğü ve milletimizin güvenliği için her koşulda görev yapan, görev yaparken şehit düşen, kolunu, bacağını, gözlerini kaybeden kahraman Mehmetçiklerimiz için ne yapılsa, ne kadar yapılsa azdır diye düşünüyorum. Onların bizlere emaneti olan çocuklarına, ailelerine yardım etmek bizim milli görevimizdir’’ dedi.

1952 yılında İzmir'de doğan ve sırasıyla Kuleli Askeri Lisesi, Kara Harp Okulu, Harp Akademisi ve Silahlı Kuvvetler Akademisinde eğitim gören Kutlu, Bölük, tabur ve alay komutanlığı yaptı. ABD’de de eğitim gören ve NATO Karargâhında görev başı eğitimine katılan yazar, Çek Cumhuriyetinde Askeri Ataşelik, Kosova NATO gücünde görev gibi uluslararası alanlarda da çalışmasının ardından 2005 yılında emekli oldu.

 Askeri Ataşelik görevi sırasında, Birinci Dünya Savaşı'nda Galiçya Cephesi'nde savaşırken yaralanıp, geri bölgedeki askeri hastanelerde hayatlarını kaybeden şehitlerimizin mezarlarını bulan ve başlarında bir taş bile bulunmayan aziz şehitlerimiz için, Çek Cumhuriyeti'nde faaliyet gösteren vefakâr Türk işadamlarını bir araya getiren Kutlu, devletten hiçbir maddi yardım almadan bir şehitlik inşa ettirdi.

Bu konuda da ‘’Kayıp Şehitlik’’ isimli bir kitap yazan E. Kurmay Albay Nevzat Kutlu kitapla ilgili anılarını şu şekilde aktardı: ‘’1996 Yılında Çek Cumhuriyetine askeri ataşe olarak atandım. Bu ülke toprakları üzerinde, Birinci Dünya Harbinde, 1916-17 yıllarında, Galiçya Cephesinde çarpışırken şehit düşen 1200 evladımız yatmaktadır.  Üç ayrı şehirde, şehitliklerimiz vardır. Bunlardan Hodonin Şehitliği 1967 yılında yapılmıştır. Şehitlikte bir abide ve şehitlerimizin mezarları mevcuttur. Bir diğer şehitlik Pardubice Şehrinde olması gerekirdi. Ancak, zaman içinde kaybolmuş, hiçbir iz kalmamış. O şehitlerin yerlerini bulabilmek, başlarına bir taş dikebilmek için, yabancısı olduğum, komünizmden yeni çıkmış, bürokrasinin çok yoğun olduğu bir memlekette ne sıkıntılar çektiğimi bir ben bilirim, bir de Allah.  Uzun çalışmalar sonunda şehitlerimizin bulunduğu yere bir taş dikebildim ve davetliler huzurunda açılışını yaptık. Üçüncü şehitlik, ülkenin doğusunda Walasske Mezirici adlı kasabada, tek bir mezar halinde idi. Buraya şehitlerimize ve şanlı tarihimize yakışır bir şehitlik yapabilmek için MSB lığından ödenek talep ettim. Ancak o zaman için ödenek tahsisi mümkün olmadı. Bunun üzerine Çek Cumhuriyetinde faaliyet gösteren iş adamlarımızla bir araya geldik. Şehitliğin yapılması için gerekli parayı kendi aramızda topladık. Kısa sürede harika bir şehitlik yaptırıp davetliler huzurunda açılışını yaptık. Memleketinden o kadar uzakta, bir duaya muhtaç şehitlerimizin başında al bayrağımızın dalgalandığını görmek, hayatta tadabileceğim en güzel duyguydu. İşte bu çalışmaları, çektiğim sıkıntıları, yaşadığım heyecanı Kayıp Şehitlik adlı bir kitapta okurlara sundum.’’